<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title></title>
	<atom:link href="https://anahtarpartiduzce.com/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://anahtarpartiduzce.com</link>
	<description>Anahtar Parti Düzce İl Başkanlığı</description>
	<lastBuildDate>Thu, 05 Feb 2026 23:00:41 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://anahtarpartiduzce.com/wp-content/uploads/2026/02/fav.icon_.png</url>
	<title></title>
	<link>https://anahtarpartiduzce.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Metin Topal’dan Berat Kandili Mesajı: “Adalet ve Vicdanla Anlam Kazanan Bir Gece”</title>
		<link>https://anahtarpartiduzce.com/metin-topaldan-berat-kandili-mesaji-adalet-ve-vicdanla-anlam-kazanan-bir-gece/</link>
					<comments>https://anahtarpartiduzce.com/metin-topaldan-berat-kandili-mesaji-adalet-ve-vicdanla-anlam-kazanan-bir-gece/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[sametdursun]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 05 Feb 2026 23:00:20 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Basın Açıklamaları]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://anahtarpartiduzce.com/?p=2935</guid>

					<description><![CDATA[Anahtar Parti Düzce İl Başkanı Metin Topal, Berat Kandili dolayısıyla yayımladığı mesajda, bu mübarek gecenin yalnızca dini bir anlam taşımadığını; aynı zamanda adalet, vicdan ve toplumsal sorumluluk bilinciyle değerlendirilmesi gereken...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<h2 class="wp-block-heading">Anahtar Parti Düzce İl Başkanı Metin Topal, Berat Kandili dolayısıyla yayımladığı mesajda, bu mübarek gecenin yalnızca dini bir anlam taşımadığını; aynı zamanda adalet, vicdan ve toplumsal sorumluluk bilinciyle değerlendirilmesi gereken önemli bir zaman dilimi olduğunu ifade etti.</h2>



<p>Anahtar Parti Düzce İl Başkanı Metin Topal, Berat Kandili dolayısıyla yayımladığı mesajda, bu mübarek gecenin yalnızca dini bir anlam taşımadığını; aynı zamanda adalet, vicdan ve toplumsal sorumluluk bilinciyle değerlendirilmesi gereken önemli bir zaman dilimi olduğunu ifade etti.<br><br>Topal, Berat Kandili’nin affın, arınmanın ve muhasebenin sembolü olduğuna dikkat çekerek, “Bu gece, bireysel olduğu kadar toplumsal bir yüzleşme imkânı sunar. Kul hakkının gözetildiği, adalet duygusunun güçlendiği bir toplumda Berat, gerçek anlamına kavuşur” değerlendirmesinde bulundu.</p>



<p>Türkiye’de geniş kesimlerin ekonomik zorluklarla mücadele ettiğini hatırlatan Topal, emekçilerin, gençlerin ve emeklilerin yaşadığı sorunların toplumsal vicdanı yaraladığını belirtti. Topal, “Berat Kandili bizlere, yalnızca kendimiz için değil, çevremiz ve toplum için de sorumluluk almamız gerektiğini hatırlatmaktadır” dedi.</p>



<p>İnancın ayrıştırıcı değil, birleştirici bir değer olması gerektiğini vurgulayan Topal, Anahtar Parti’nin yaklaşımının adalet, eşitlik ve toplumsal huzur temelinde şekillendiğini ifade etti. “Siyasetin dili ne olursa olsun, vicdanın dili her zaman ortak olmalıdır” diyen Topal, toplumsal barışın güçlendirilmesi gerektiğine dikkat çekti.</p>



<p>Metin Topal açıklamasının sonunda, “Bu mübarek gecenin ülkemize adalet duygusunu güçlendirmesini, toplumsal dayanışmayı artırmasını ve yarınlara umut olmasını temenni ediyor; tüm hemşehrilerimizin Berat Kandili’ni içtenlikle kutluyorum” ifadelerine yer verdi.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://anahtarpartiduzce.com/metin-topaldan-berat-kandili-mesaji-adalet-ve-vicdanla-anlam-kazanan-bir-gece/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>YAVUZ AĞIRALİOĞLU: SUYUMUZU KORUYACAK; TOPRAĞIMIZI İMAR HIRSINA KURBAN ETMEYECEĞİZ</title>
		<link>https://anahtarpartiduzce.com/yavuz-agiralioglu-suyumuzu-koruyacak-topragimizi-imar-hirsina-kurban-etmeyecegiz/</link>
					<comments>https://anahtarpartiduzce.com/yavuz-agiralioglu-suyumuzu-koruyacak-topragimizi-imar-hirsina-kurban-etmeyecegiz/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[sametdursun]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 28 Dec 2025 14:50:35 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Basın Açıklamaları]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://anahtarpartiduzce.com/?p=2878</guid>

					<description><![CDATA[Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu, Düzce’de Merkez İlçe Kongresine katıldı. Ağıralioğlu, “Türkiye Cumhuriyeti Devleti&#8217;nin önümüzdeki dönem en mühim sorunlarından biridir su sorunu. Dünyanın en büyük sorunlarından biridir. Su savaşları...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu, Düzce’de Merkez İlçe Kongresine katıldı. Ağıralioğlu, “Türkiye Cumhuriyeti Devleti&#8217;nin önümüzdeki dönem en mühim sorunlarından biridir su sorunu. Dünyanın en büyük sorunlarından biridir. Su savaşları geliyor! Bugün Doğu’daki azgınlığın arkasında da; Fırat&#8217;ın, Dicle&#8217;nin sularının hesabı var. Bir damla suyumuzun milli kaynaklar iradenizle birleşip bir damla suyumuzun israf edilmediği, bir karış toprağımızın azgın bir imar hırsına kurban edilmediği yeni bir yönetim dönemi vaat ediyoruz. Suyumuzu koruyacak; toprağımızı imar hırsına kurban etmeyeceğiz” diye konuştu.</p>



<p>Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu, partisinin&nbsp;Düzce Merkez İlçe Kongresine&nbsp;katıldı. Ağıralioğlu’na başkanlık divanı üyeleri ile&nbsp;Düzce&nbsp;teşkilatı da eşlik etti. Gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulunan Yavuz Ağıralioğlu, konuşmasında özetle şunları söyledi:</p>



<p>MEMLEKET UMUDUNU BÜYÜTECEĞİZ<a href="https://wa.me/905513811381?text=Merhaba%20Düzce%20Radikal'den%20geldim!" target="_blank" rel="noreferrer noopener"></a></p>



<p>“Biz Türk milletinin varlığıyız. Biz Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin ilelebet varlığının teminatıyız. Bu topraklarda devlet neyin üstünde varsa biz oyuz. Millet neyle ayaktaysa biz o değerlerle beraberiz. Devlet, milletin bin yıllık varlığına nezaret eden her kıymetle&nbsp;Anahtar&nbsp;Parti’yiz.&nbsp;Parti kavgasına değil; muhasebesi edilmiş yüzyıllara, son 20 yılda imkân bulduğumuz halde omuzlarımıza dert diye bıraktıklarınıza isyanla, itirazla değil, şuurla, akılla, ahlakla itiraz ediyoruz. Memleketi sizden alacağız! Bize vaat ettiklerinizin başında adalet vardı. Adaleti gerçekleştirdiğinizde sonunda kalkınma vardı. Yolun başında tevazu vardı. Bir memleketi ayağa kaldırma koordinatlarını siz saydınız. Bir memleket nasıl ayağa kalkar koordinatlarını 2002’de saydınız. ‘Adaletle kalkınır’ dediniz, isminiz ‘Adalet’ti. ‘Adalet olmazsa olmaz’ dediniz. Soyadınız ‘Kalkınma’ydı.&nbsp;Devlet adamları, kendileri zengin olan değil, milletlerini zengin yapmak zorunda olanlardı. Fakir sofralarına oturdunuz. Fakir sofralarındaydınız. Fakir sofralarına niçin oturdunuz? Oy derdine, rey derdine değil, sofrasına oturacak fakir bırakmayacağız diye söz verdiniz. ‘Bugün bu fakirlerin sofralarına biz tutunuyoruz’ dediniz. ‘Bizi iktidarda tutarsanız sofrasına oturacak fakir bırakmayacağız’ dediniz. 23 yıldır iktidardasınız. 2,5 milyon fakirle almıştınız memleketinizi.&nbsp;Şimdi&nbsp;17,5 milyon fakir var diyorsunuz. Memleketinizde pazarlar kapandığı zaman ucuz bir şeyler alayım diye çürükleri almak zorunda&nbsp;kalanların olduğu yerde&nbsp;400-500 milyon dolarlık uçaklarınız var. Ona ‘itibar’ diyorsunuz. Mahcup olmuyorsunuz. Memleket nasıl kalkınır biliyorsunuz siz. Siz memleketin nasıl kalkındığını biliyorsunuz. Biz de sizden öğrendik. Biz, memleketin nasıl&nbsp;kalkınacağını, doğru yapmazsanız nasıl yıkılacağını da sizden öğrendik. O yüzden&nbsp;Anahtar&nbsp;Parti var…</p>



<figure class="wp-block-image"><a class="bh-lightbox" href="https://duzceradikal.com/wp-content/uploads/2025/12/03057b8c-9073-444d-bef2-e31b0d57c27a-1024x682.jpg"><img decoding="async" src="https://duzceradikal.com/wp-content/uploads/2025/12/03057b8c-9073-444d-bef2-e31b0d57c27a-1024x682.jpg" alt="" class="wp-image-1508"/></a></figure>



<p>MÜLAKAT&nbsp;DEVRANINA SON VERECEĞİZ</p>



<p>Mülakat adaletsizliğine son vereceğiz, mülakatı kaldıracağız. Ölçme ve değerlendirme kriterlerini çok rahatlıkla, bilimsel olarak o eğitim süreçlerinde yapabiliriz. Mülakat adaletsizliğiyle çocukların umuduna, devletine bağlılığına, dinine, imanına, saygısına zarar getirdiğiniz bu berbat iklimi değiştireceğiz. 60 puan alan çocukları kendi yanınızda&nbsp;duruyorlar&nbsp;diye, 90 puan kazanmış çocukları ‘sizin gibi, sizin mezhebinizde, meşrebinizde değil’ diye eliyorsunuz.&nbsp;Mülakat adaletsizliğinde gördüğünüz, tayinde, terfide gördüğünüz, yükseliş imkânlarında gördüğünüz, terfi haklarında gördüğünüz yahut sendikaların uygulamasında gördüğünüz bir şey var: ‘Bizimle olursanız, bizden olursanız yükselirsiniz. Bizden olmazsanız, hak etseniz bile asla yükselemezsiniz’ dönemine son vereceğiz. Kendi öğretmenlerinize şöyle diyorsunuz: ‘Bizim sendikadan olursan amir olabilirsin. Başka sendikadan olursan yükselemezsin.’ Yani çocuklarınızın geleceğine emanet ettiğiniz öğretmenlerinize şahsiyetsizlik teklif ediyorsunuz. Diyorsunuz ki onlara, ‘Bizden olun, bizim gibi düşünmüyorsanız da münafıklık yapın ama bizim çocuklarımıza dürüstlük öğretin.’ Bu devrana son vereceğiz.</p>



<p>TOPRAKLARIMIZI, SUYUMUZU KORUYACAĞIZ!..</p>



<p>Sistem kuracağız.&nbsp;Ambarlarımızı kendi ülkemizden, kendi topraklarımızdan yetiştirdiklerimizle dolduracağız. 14 senedir dışarıdan hayvan getiriyorsunuz. Ovalarınızı, Sakarya’nın ovalarını, Ödemiş’in ovalarını, Ünye’nin ovalarını, Bolu’nun ovalarını, Bursa’nın ovalarını, Muş’un ovalarını, Harran Ovası’nı, Ergene Havzası’nı her tarafı çimentoluyorsunuz. Beton dolduruyorsunuz her tarafı. Topraklarımız bin yılda oluşuyor.&nbsp;3-5yıllık para kazanma azgınlığına topraklarınızı kurban ediyorsunuz. Toprak ve Su Koruma Kanunu’nu yeniden aktif hâle getireceğiz. 29 metreye düştü yeraltı suları. Büyükşehirlerin çoğunda birkaç yıl sonra içme suyu sorunu&nbsp;olacak.&nbsp;Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin önümüzdeki dönem en mühim sorunlarından biridir&nbsp;su sorunu. Dünyanın en büyük sorunlarından biridir. Su savaşları geliyor!&nbsp;Bugün Doğu’daki azgınlığın arkasında da Fırat’ın, Dicle’nin sularının hesabı var. Bir damla suyumuzun milli kaynaklar iradenizle birleşip bir damla suyumuzun israf edilmediği, bir karış toprağımızın azgın bir imar hırsına kurban edilmediği yeni bir yönetim dönemi vaat&nbsp;ediyoruz.&nbsp;Suyumuzu koruyacak; toprağımızı imar hırsına kurban etmeyeceğiz.&nbsp;Topraklarımızı koruyacağız, namusumuzu korur gibi. Suyumuzu koruyacağız, haysiyetimizi korur gibi.”</p>



<p></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://anahtarpartiduzce.com/yavuz-agiralioglu-suyumuzu-koruyacak-topragimizi-imar-hirsina-kurban-etmeyecegiz/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>ANAHTAR PARTİ DÜZCE’DE SAHAYA İNDİ: TEŞKİLAT GÜÇLENİYOR, SİYASET HAREKETLENİYOR</title>
		<link>https://anahtarpartiduzce.com/anahtar-parti-duzcede-sahaya-indi-teskilat-gucleniyor-siyaset-hareketleniyor/</link>
					<comments>https://anahtarpartiduzce.com/anahtar-parti-duzcede-sahaya-indi-teskilat-gucleniyor-siyaset-hareketleniyor/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[sametdursun]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 28 Dec 2025 14:46:12 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Basın Açıklamaları]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://anahtarpartiduzce.com/?p=2876</guid>

					<description><![CDATA[Anahtar Parti Düzce İl Başkanlığı, son dönemde art arda gerçekleştirdiği teşkilatlanma hamleleri, saha çalışmaları ve politik çıkışlarıyla Düzce siyasetinde dikkatleri üzerine çekmeye devam ediyor. İl Başkanı Sayın Metin Topal öncülüğünde...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Anahtar Parti Düzce İl Başkanlığı, son dönemde art arda gerçekleştirdiği teşkilatlanma hamleleri, saha çalışmaları ve politik çıkışlarıyla Düzce siyasetinde dikkatleri üzerine çekmeye devam ediyor. İl Başkanı Sayın Metin Topal öncülüğünde yürütülen çalışmalar, partinin şehir genelinde kurumsal bir yapı kurma hedefinde önemli bir eşiğin aşıldığını ortaya koyuyor.<br><br>Kurulduğu günden bu yana “ortak akıl, liyakatli kadrolar ve milletle birlikte siyaset” vurgusunu merkeze alan Anahtar Parti Düzce İl Teşkilatı, ilçe yapılanmalarını hızla tamamlayarak sahadaki görünürlüğünü artırdı. İlçe başkanlıklarının açılışları, kadın kolları ve gençlik yapılanmalarının güçlendirilmesiyle birlikte parti, yalnızca tabelada değil, sahada da var olduğunu göstermeye başladı.</p>



<p>METİN TOPAL: “SİYASETİ MASADA DEĞİL, SAHADA YAPIYORUZ”</p>



<p>Anahtar Parti Düzce İl Başkanı Metin Topal, yürütülen çalışmalara ilişkin yaptığı değerlendirmede, siyaseti halktan kopuk bir anlayışla değil, doğrudan vatandaşın gündemi üzerinden kurduklarını vurguladı.</p>



<p>İl Başkanı Metin Topal,</p>



<p>“Biz siyaseti masa başında değil, sokakta, esnafın yanında, köyde, mahallede yapıyoruz. Anahtar Parti Düzce’de sadece bir siyasi parti değil; adalet arayanın, hakkı yenenin, sesi duyulmayanın adresi olma iddiasıyla yol yürüyor”</p>



<p>ifadelerini kullandı.</p>



<p>TEŞKİLATLANMA TAM GAZ: KADINLAR VE GENÇLER ÖN PLANDA</p>



<p>Anahtar Parti Düzce İl Başkanlığı, teşkilat yapısında kadınların ve gençlerin aktif rol almasını stratejik bir öncelik olarak konumlandırıyor. İl Kadın Kolları Başkanlığına yapılan atama ve gençlik kollarının sahaya inmesiyle birlikte, parti tabanında dinamik bir yapı oluştu.</p>



<p>Teşkilat kaynakları, önümüzdeki süreçte mahalle bazlı çalışmalar, tematik toplantılar ve vatandaş buluşmalarının artırılacağını ifade ediyor. Amaç; klasik siyaset anlayışının dışına çıkarak, sorunları yerinde tespit eden ve çözüm önerilerini doğrudan halka anlatan bir model oluşturmak.</p>



<p>YERELDEN GENELE: DÜZCE MERKEZLİ SİYASİ DURUŞ</p>



<p>Anahtar Parti Düzce İl Teşkilatı, yalnızca yerel meselelerle sınırlı kalmayarak ekonomi, konut krizi, kira sorunu, tarım, sanayi ve kültür politikaları üzerine yaptığı açıklamalarla da dikkat çekiyor. Parti yönetimi, yerel sorunların ulusal politikalarla doğrudan bağlantılı olduğuna vurgu yaparak, Düzce’den Türkiye’ye söz söyleme hedefini açıkça ortaya koyuyor.</p>



<p>Bu kapsamda yapılan basın açıklamaları ve kamuoyuna yansıyan çıkışlar, Anahtar Parti’nin Düzce’de muhalefet diliyle değil, çözüm diliyle siyaset yapma iddiasını güçlendiriyor.</p>



<p>DÜZCE SİYASETİNDE YENİ DENKLEM</p>



<p>Kısa sürede oluşturulan teşkilat yapısı, disiplinli organizasyon ve görünür saha çalışmaları, Anahtar Parti’yi Düzce siyasetinde yeni bir denklemin parçası haline getirmiş durumda. Parti kulislerinde, önümüzdeki dönemde Anahtar Parti Düzce İl Başkanlığı’nın daha sık sahada olacağı ve yerel gündemin belirleyici aktörlerinden biri olacağı konuşuluyor.</p>



<p>“ANAHTAR, SADECE KAPI AÇMAZ; YÖN DE BELİRLER”</p>



<p>Anahtar Parti Düzce İl Başkanlığı, “sadece eleştiren değil, çözüm üreten” bir siyasi hat inşa etme iddiasıyla yoluna devam ederken; Düzce’de siyasetin alışılmış kalıplarının dışına çıkan bir hareketlilik oluşturmuş görünüyor.</p>



<p>Düzce’de artık yeni bir ses var.</p>



<p>Ve bu ses, yüksek ama boş değil; sakin ama kararlı.</p>



<p></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://anahtarpartiduzce.com/anahtar-parti-duzcede-sahaya-indi-teskilat-gucleniyor-siyaset-hareketleniyor/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kira Krizi Büyüyor, Anahtar Parti Gerçek Çözümü Sunuyor!</title>
		<link>https://anahtarpartiduzce.com/kira-krizi-buyuyor-anahtar-parti-gercek-cozumu-sunuyor/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[sametdursun]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 23 Nov 2025 18:20:33 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Basın Açıklamaları]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://anahtarpartiduzce.com/?p=2778</guid>

					<description><![CDATA[Anahtar Parti Düzce İl Başkanı Sayın Metin Topal, Türkiye genelinde derinleşen kira krizine ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. Topal, ekonomik istikrarsızlık, yüksek enflasyon ve konut arzındaki yetersizliğin hem ev sahiplerini hem...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<h2 class="wp-block-heading"></h2>



<p>Anahtar Parti Düzce İl Başkanı Sayın Metin Topal, Türkiye genelinde derinleşen kira krizine ilişkin önemli açıklamalarda bulundu.</p>



<p>Topal, ekonomik istikrarsızlık, yüksek enflasyon ve konut arzındaki yetersizliğin hem ev sahiplerini hem de kiracıları mağdur ettiğini belirterek, “Ev sahipleriyle kiracılar birbirine düşürülmüştür. Bu tablo, devletin barınma politikasındaki çöküşün en açık göstergesidir,” dedi.</p>



<p>Türkiye’de ev sahipliği oranının %55,8’e gerilediğini, kiracı oranının ise %28’e yükseldiğini ifade eden Topal, 2024 yılı itibarıyla 127.676 tahliye davası açıldığını, 34.366 kiracı icra dosyasının işlem gördüğünü hatırlattı.</p>



<p>Anahtar Parti Düzce İl Başkanı Topal, açıklamasında şu ifadelere yer verdi:</p>



<p>“Konut krizinin geldiği nokta, yalnızca kiracıları değil, ev sahiplerini de ekonomik çıkmaza sürüklemiştir. Kiralar enflasyon karşısında eriyor, tahliye davaları yıllarca sürüyor, sosyal konut politikası neredeyse yok. Devlet vatandaşına taraf olmamalı, adaletin yanında durmalıdır.”</p>



<p>Topal, Anahtar Parti’nin çözüm önerilerini şu şekilde sıraladı:</p>



<ul class="wp-block-list">
<li>Her yeni konut projesinde en az %15 oranında sosyal konut zorunluluğu,</li>



<li>TOKİ ve özel sektörün sosyal konut yapımında teşviki,</li>



<li>Yerel yönetimlere kiralık konut stoku bulundurma mecburiyeti,</li>



<li>Kira sözleşmelerinin e-Devlet üzerinden yapılması,</li>



<li>Kira ödemelerinin sadece bankalar aracılığıyla gerçekleştirilmesi,</li>



<li>Tahliye ve dava süreçlerinin hızlandırılması.</li>
</ul>



<p>Topal, “Anahtar Parti olarak biz hem kiracının barınma hakkını hem de ev sahibinin mülkiyet hakkını birlikte koruyacağız. Devlet adaleti yeniden tesis edecek, vatandaşın cebindeki yükü hafifleteceğiz,” ifadelerini kullandı.</p>



<p>Açıklamasının sonunda Metin Topal, “Kira krizi sadece bir ekonomik mesele değil, toplumsal adalet sorunudur. Biz Anahtar Parti olarak adil kira, güvenli ev, onurlu yaşam için çözümle geliyoruz,” dedi.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Anahtar Parti: “Hazır Giyimde Rekabet Gücü Alarm Veriyor – Türkiye Üretim Gücünü Kaybediyor”</title>
		<link>https://anahtarpartiduzce.com/anahtar-parti-hazir-giyimde-rekabet-gucu-alarm-veriyor-turkiye-uretim-gucunu-kaybediyor/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[sametdursun]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 23 Nov 2025 18:17:08 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Basın Açıklamaları]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://anahtarpartiduzce.com/?p=2772</guid>

					<description><![CDATA[Anahtar Parti Düzce İl Başkanı Sayın Metin Topal, Türkiye’nin tekstil ve hazır giyim sektörünün son yıllarda yaşadığı ekonomik gerilemeye ilişkin dikkat çekici değerlendirmelerde bulundu. Topal, sektörün uluslararası rekabet gücünü ciddi...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<figure class="wp-block-image is-resized"><img decoding="async" src="https://duzceradikal.com/wp-content/uploads/2025/10/4ff5b81f-f9f6-412b-9b24-3f9d26bf64bf-740x420.jpg" alt="Anahtar Parti: “Hazır Giyimde Rekabet Gücü Alarm Veriyor – Türkiye Üretim Gücünü Kaybediyor”" style="width:840px;height:auto"/></figure>



<p>Anahtar Parti Düzce İl Başkanı Sayın Metin Topal, Türkiye’nin tekstil ve hazır giyim sektörünün son yıllarda yaşadığı ekonomik gerilemeye ilişkin dikkat çekici değerlendirmelerde bulundu. Topal, sektörün uluslararası rekabet gücünü ciddi biçimde kaybettiğini belirterek, “Yüksek girdi maliyetleri, finansmana erişim sıkıntısı, döviz kurundaki istikrarsızlık, yeşil dönüşüm yükleri ve pamukta dışa bağımlılık; sektörün can damarını zorluyor,” dedi.<br><br>Topal, Türkiye ekonomisinin en güçlü üretim kolonlarından biri olan tekstil ve hazır giyim endüstrisinin, yanlış politikalar ve yetersiz destekler nedeniyle <strong>ivme kaybına uğradığını</strong> söyledi. “Hazır giyimde rekabet gücü endeksinin 1989–2001 ortalamasının 149,7’den 2024’te 5,77’ye düşmesi, ekonominin en dinamik sektörlerinden birinin alarm verdiğini göstermektedir,” ifadelerini kullandı.</p>



<hr class="wp-block-separator has-alpha-channel-opacity"/>



<h3 class="wp-block-heading"><strong>“Tekstil Türkiye’nin Omurgasıydı, Şimdi Kırılma Yaşıyor”</strong></h3>



<p>Anahtar Parti Düzce İl Başkanı Düzce Topal, tekstil ve hazır giyim endüstrisinin sadece bir üretim alanı değil,&nbsp;<strong>Türkiye’nin sanayi kültürünün taşıyıcı omurgası</strong>&nbsp;olduğunu belirterek, bu alandaki erimenin istihdamdan ihracata kadar tüm ekonomiyi etkilediğini söyledi.</p>



<p>“Bu sektör yalnızca milyonlarca kişiye iş imkânı sağlamıyor, aynı zamanda Türkiye’nin küresel marka değerini temsil ediyor. Ancak bugün geldiğimiz noktada, birçok üretici kapanma riskiyle karşı karşıya. Girdi maliyetleri artıyor, kur oynaklığı plan yapmayı imkânsız hale getiriyor, finansmana erişim neredeyse durma noktasında,” dedi.</p>



<p>Topal, özellikle&nbsp;<strong>enerji, hammadde ve işçilik giderlerindeki artışların</strong>&nbsp;üreticinin rekabet gücünü azalttığını, buna ek olarak&nbsp;<strong>yeşil mutabakat uyum maliyetlerinin</strong>&nbsp;de küçük ve orta ölçekli işletmeleri zorladığını dile getirdi.</p>



<hr class="wp-block-separator has-alpha-channel-opacity"/>



<h3 class="wp-block-heading"><strong>“Deprem İllerinde Sanayici Nefes Alamıyor”</strong></h3>



<p>Düzce İl Başkanı Topal, özellikle depremden etkilenen illerde tekstil işletmelerinin yaşadığı zorluklara değindi. “Deprem bölgesinde sektöre özgü yeniden yapılanma modeli uygulanmadı. Gaziantep ve Kahramanmaraş başta olmak üzere birçok ilde konkordato ilan eden firma sayısı artıyor. Bu tablo, sanayicinin artık nefes alamadığını gösteriyor,” dedi.</p>



<p>Topal, 2018–2025 döneminde&nbsp;<strong>konkordato sayılarında tekstil sektörünün ikinci sırada</strong>&nbsp;yer aldığını hatırlatarak, “Türkiye’de üretim gücünün kalbi yavaşlıyor. Sanayici üretimi bırakmaya zorlanmamalı, tam tersine maliyetleri düşüren, yatırımı teşvik eden politikalarla desteklenmelidir,” değerlendirmesinde bulundu.</p>



<hr class="wp-block-separator has-alpha-channel-opacity"/>



<h3 class="wp-block-heading"><strong>“Hazır Giyim 32 Milyar Dolar İhracatla Altıncı Sırada”</strong></h3>



<p>Topal, sektörün halen küresel ölçekte önemli bir oyuncu olduğunu ancak avantajını kaybetmeye başladığını ifade etti.<br>“2023 verilerine göre Çin yaklaşık&nbsp;<strong>300 milyar dolar ihracatla</strong>&nbsp;açık ara lider. Türkiye ise&nbsp;<strong>yaklaşık 32 milyar dolarlık ihracatla 6. sırada</strong>&nbsp;bulunuyor. SGK verilerine göre sektörün toplam istihdamdaki payı&nbsp;<strong>%6,5 civarında</strong>. Ancak bu tablo sürdürülebilir değil. Yüksek maliyet ve belirsizlik, ihracatta fren etkisi yaratıyor,” dedi.</p>



<p>Topal, pamukta net ithalatçı konuma düşülmesinin de stratejik bir hata olduğunu belirterek, “Pamuk üretiminde Harran, Amik, Çukurova ve Aydın ovaları devreye alınmalı. Verimli topraklarımız atıl durumda. Bu planlama yapılmazsa dışa bağımlılık daha da artacak,” dedi.</p>



<hr class="wp-block-separator has-alpha-channel-opacity"/>



<h3 class="wp-block-heading"><strong>Anahtar Parti’nin Sektöre Yönelik Çözüm Paketi</strong></h3>



<p>Anahtar Parti İl Başkanı&nbsp;<strong>Metin Topal</strong>, partisinin tekstil ve hazır giyim sektörünü yeniden güçlendirmeye yönelik çözüm önerilerini şu başlıklar altında paylaştı:</p>



<h4 class="wp-block-heading">🔹 Katma Değerli ve Markalı Üretim</h4>



<p>Fason üretim modelinden çıkış, özgün tasarım ve koleksiyon geliştirme, yurtdışında mağaza ve e-ticaret yatırımlarına destek verilmesi.</p>



<h4 class="wp-block-heading">🔹 Ar-Ge ve İnovasyon</h4>



<p>Tasarım ve Ar-Ge merkezlerine seçici teşvikler, üniversite-sanayi işbirliği mekanizmalarının güçlendirilmesi, fuar ve yarışma desteklerinin artırılması.</p>



<h4 class="wp-block-heading">🔹 Yeşil Dönüşüm</h4>



<p>Karbon ayak izini azaltan yatırımlara düşük faizli kredi-hibe mekanizmaları, organik ve geri dönüştürülmüş ürün üretimine yönelik finansal destek.</p>



<h4 class="wp-block-heading">🔹 Lojistik ve Tedarik Altyapısı</h4>



<p>Lojistik merkezleri kurulması, demiryolu-liman bağlantılarının artırılması, organize sanayi bölgelerinde dijitalleşme ve süreç hızlandırma adımları.</p>



<h4 class="wp-block-heading">🔹 İhracat ve Finansman</h4>



<p>Eximbank kredi-sigorta kapsamının genişletilmesi, KOBİ’lerin finansmana erişiminde kolaylık sağlanması, teşviklerde sadeleşme ve dijital rehberlik hizmetleri.</p>



<h4 class="wp-block-heading">🔹 Maliyetlerin Azaltılması</h4>



<p>Yenilenebilir enerji yatırımlarıyla enerji giderlerinin azaltılması, yerli pamuk ve sentetik iplik üretiminin artırılması, SGK ve vergi indirimleriyle sanayiciye nefes aldırılması.</p>



<h4 class="wp-block-heading">🔹 Dijitalleşme ve E-İhracat</h4>



<p>Küresel pazaryerlerinde rekabeti güçlendirecek eğitim ve teşvik programları, dijital dönüşüm odaklı KOBİ destekleri.</p>



<h4 class="wp-block-heading">🔹 Yeni Pazarlar</h4>



<p>Afrika, Orta Doğu ve Latin Amerika pazarlarında ticaret ataşelikleri kurulması, serbest ticaret anlaşmalarının (STA) kapsamının genişletilmesi.</p>



<h4 class="wp-block-heading">🔹 Mesleki Eğitim</h4>



<p>Sektöre özel meslek liseleri ve yüksekokullar açılması, sanayi içinde uygulamalı eğitim sisteminin yaygınlaştırılması, dijital ve sürdürülebilirlik becerilerinin geliştirilmesi.</p>



<h4 class="wp-block-heading">🔹 Ulusal Koordinasyon</h4>



<p>Tekstil, hazır giyim ve hammaddeleri kapsayan&nbsp;<strong>Ulusal Rekabetçilik Stratejisi</strong>&nbsp;hazırlanması, sektörel paydaş platformlarıyla sürekli veri takibi yapılması.</p>



<hr class="wp-block-separator has-alpha-channel-opacity"/>



<h3 class="wp-block-heading"><strong>“Harran ve Amik Ovaları Türkiye’nin Umudu Olabilir”</strong></h3>



<p>İl Başkanı Topal, Türkiye’nin pamuk üretiminde yeniden ivme kazanması gerektiğini vurguladı.</p>



<blockquote class="wp-block-quote is-layout-flow wp-block-quote-is-layout-flow">
<p>“Harran, Çukurova, Amik ve Aydın ovalarında üretim planlaması yapılır, makineleşme artırılır ve AB kırsal fonları etkin kullanılırsa, pamukta yeniden ihracatçı konuma gelmemiz mümkündür. Bu sadece tarımsal değil, sanayi zincirinin yeniden inşası anlamına gelir,” dedi.</p>
</blockquote>



<hr class="wp-block-separator has-alpha-channel-opacity"/>



<h3 class="wp-block-heading"><strong>“Üretimi Desteklemeyen Ekonomi, Büyüyemez”</strong></h3>



<p>Açıklamasının sonunda İl Başkanı Metin Topal, sanayi politikalarının üretim ve ihracat temelli şekilde yeniden yapılandırılması gerektiğini belirterek şu ifadeleri kullandı:</p>



<blockquote class="wp-block-quote is-layout-flow wp-block-quote-is-layout-flow">
<p>“Ülkenin emeğini ve sermayesini taşıyan sanayiciyi sektörü terk etmeye zorlamak yerine, maliyetleri düşüren, yatırımı ve ihracatı artıran, nitelikli istihdamı destekleyen akılcı politikaları hızla hayata geçirmek zorundayız.<br>Türkiye, üretimden koparsa refahtan da kopar. Anahtar Parti olarak bizim vizyonumuz net: Üreten Türkiye, güçlü Türkiye’dir.”</p>
</blockquote>



<p>Topal, açıklamasını partinin sloganıyla noktaladı:</p>



<p>“Daha iyisi mümkündür. Yeter ki üretim planlı, adalet dengeli, rekabet akılcı olsun.”</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Anahtar Parti Sözcüsü Fuat Geçen’den İmralı ziyareti açıklaması:</title>
		<link>https://anahtarpartiduzce.com/hello-world/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[sametdursun]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 11 Nov 2025 21:55:44 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Basın Açıklamaları]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://anahtarpartiduzce.com/?p=1</guid>

					<description><![CDATA[Hükümetin sessizliğini, süreçle ilgili öngörülerini vakit geçirmeden kamuoyuyla paylaşmasını arzu ederiz Anahtar Parti Sözcüsü Fuat Geçen, MHP lideri Devlet Bahçeli’nin İmralı ziyareti yorumu için şu yorumu yaptı: “Bu konuyu domine...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<figure class="wp-block-image size-full"><img fetchpriority="high" decoding="async" width="900" height="500" src="https://anahtarpartiduzce.com/wp-content/uploads/2025/11/fuat-gecen-basin-aciklamasi-1.webp" alt="" class="wp-image-2768" srcset="https://anahtarpartiduzce.com/wp-content/uploads/2025/11/fuat-gecen-basin-aciklamasi-1.webp 900w, https://anahtarpartiduzce.com/wp-content/uploads/2025/11/fuat-gecen-basin-aciklamasi-1-300x167.webp 300w, https://anahtarpartiduzce.com/wp-content/uploads/2025/11/fuat-gecen-basin-aciklamasi-1-768x427.webp 768w" sizes="(max-width: 900px) 100vw, 900px" /></figure>



<p class="has-medium-font-size"></p>



<p><strong>Hükümetin sessizliğini, süreçle ilgili öngörülerini vakit geçirmeden kamuoyuyla paylaşmasını arzu ederiz</strong></p>



<p><strong>Anahtar Parti Sözcüsü Fuat Geçen, MHP lideri Devlet Bahçeli’nin İmralı ziyareti yorumu için şu yorumu yaptı: “Bu konuyu domine eden, sürecin kontrolü elinde olan Adalet ve Kalkınma Partisi hükümetinin kendisidir. Dolayısıyla bizim muhatabımız direkt Adalet ve Kalkınma Partisi ile hükümetidir. Diğer siyasi kadroların bu süreçle ilgili açıklamalarına cevap vermeyi çok uygun görmüyoruz. Hükümetin sessizliğini, süreçle ilgili öngörülerini vakit geçirmeden kamuoyuyla paylaşmasını arzu ederiz.”</strong></p>



<p>Anahtar Parti Sözcüsü Fuat Geçen, partisinin genel merkezinde basın açıklaması yaptı. Gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulunan Geçen, konuşmasında özetle şu ifadelere yer verdi:</p>



<p>“Türk Silahlı Kuvvetlerimize ait C-130 tipi askeri kargo uçağının geçen hafta, Azerbaycan’dan Türkiye’ye dönüş yolunda düşmesi sonucu şehit olan askerlerimize Allah’tan rahmet, Türk Silahlı Kuvvetlerimize ve milletimize başsağlığı diliyorum. Kazanın oluş şekline ve nedenine ilişkin yetkililer tarafından yapılacak açıklamaları takip etmekteyiz.</p>



<h3 class="wp-block-heading"><strong>Gerekli denetimlerin kapsamlı ve hızlı yapılması gerek</strong></h3>



<p>Almanya’dan Türkiye’ye gelen anne, baba ve iki evladının zehirlenme sonucu yaşamını yitirdiği haberi hepimizi derinden üzmüştür. Merhumlara Allah’tan rahmet, yakınlarına başsağlığı diliyorum. Zehirlenmenin nedeni olarak ilaçlama ihtimali üzerinde duruluyor. Maalesef geçmişte yaşadığımız acılardan ders çıkarılmadığını ve gerekli tedbirlerin alınmadığını anlıyoruz. Bir yıl önce İzmir’de bir apartmanda yapılan ilaçlama işlemi sonucu 1 buçuk yaşında bir bebek hayatını kaybetmişti. İki yıl önce Ankara’da bir anne ve evladı aynı sebepten yaşamını yitirmişti. Basına yansıyan ya da yansımayan benzeri birçok hadisenin yaşandığını duyuyoruz. Ayrıca gıda güvenliğimiz konusunda da geçtiğimiz iki haftalık süreçte ülkemizin farklı illerinde tüketilen gıdalar nedeniyle toplu zehirlenme vakaları yaşandığına ve yüzlerce kişinin hastanede tedavi altına alındığına şahit olduk. Bu olayların önüne geçilebilmesi için gerekli denetimlerin kapsamlı bir şekilde ve istenilen hızda yapılması gerekmektedir. İlgili bakanlıkların, koordineli bir şekilde gerekirse yeni yasal düzenlemeler ile gerek gıda güvenliği gerekse ilaçlama faaliyetleri gibi vatandaşın sağlığını birebir ilgilendiren bu hususlarda sıkı denetim ve yaptırımlar ile vatandaşın sağlığı korunmalıdır. Gıda üretim işletmelerinin denetim elemanı yetersizliğinden dolayı ancak altı ayda bir rutin denetimden geçtiği gerçeğiyle de karşı karşıyayız.</p>



<p>Diğer düşündürücü bir gerçek de ekonomik şartlar gıda üreticileri ve yemek fabrikalarını ucuz, ürünlere yöneltiyor; bu durum da şu an yaşadığımız gıda zehirlenmelerine yol açıyor. Türkiye’deki 17 milyon 114 bin 912 kişi, yaşamını sosyal yardımlarla sürdürmeye çalışıyor; sosyal yardıma muhtaç hane sayısı 4,2 milyonu aşmış görünüyor. Türkiye çocuklarda yoksulluğun en yüksek olduğu ülkelerden biri haline gelmiştir. UNICEF’in yayınladığı ‘Çocuk Refahı’ raporu, çocuklarımızın ve doğal olarak geleceğimizin tehdit altında olduğunu açıkça ortaya koyuyor. Rapor çocuk refahını üç genel kategoride değerlendiriyor: Ruh sağlığı, fiziksel sağlık ve beceriler. Bu üç kategorinin ortalaması olan genel değerlendirmede maalesef sondan ikinciyiz. Türkiye, 36 OECD ülkesi arasında yapılan genel değerlendirmede çocuk refahı bakımından 35’inci sırada yer alıyor. Çocuk yoksulluğunun; çocukların yetersiz beslenme ve nitelikli sağlık hizmetlerine erişememe, düşük eğitim düzeyi ve beceri gelişimi, yetersiz beşerî sermaye birikimi ve bunlara bağlı olarak yetişkinlik dönemlerinde düşük verimlilik ve düşük gelir gibi kuşakları etkileyen sonuçları vardır.</p>



<h3 class="wp-block-heading"><strong>Çocuklara bir öğün yemek sözü</strong></h3>



<p>Anahtar Parti olarak bizler Eğitim ve Kalkınma Politikalarımızın odağına bu kısır döngüyü kırmayı ana hedef olarak koyduk. Türkiye’de 22 milyon çocuğun üçte biri, yani 7 milyonu yoksulluk sınırının altında yaşıyor. 2 milyon çocuğumuz ise açlık sınırının altında yaşıyor. OECD verilerine göre Türkiye’de her beş çocuktan biri yeterli beslenemiyor ve her dört çocuktan biri ise okula aç gidiyor. Ücretsiz okul yemeği sadece bir öğün sıcak yemek değil; bir ülkedeki gelir adaletsizliğinden kaynaklanan çocuklar arasındaki kalıcı eşitsizliklerin okul ekosistemi içerisinde azaltılmasına yönelik önemli bir sosyal politika aracıdır. Dünyada 109 ülke öğrencisine en az bir öğün sağlıklı ve ücretsiz yemek imkânı sunmaktadır. Biz Anahtar Parti olarak çocuklarımıza en az bir öğün yemeği ücretsiz olarak vermeye söz veriyoruz. Çünkü biliyoruz ki çocuklarımızın sağlıklı ve yeterli beslenmesini sağlamak bir lütuf değil, haktır.</p>



<h3 class="wp-block-heading"><strong>Enflasyon verileri çok sahici görünmüyor!</strong></h3>



<p>Avrupa Birliği (AB) Komisyonu 2025 Türkiye Raporu yayınlandı. Yüksek genç işsizlik oranına dikkat çekildi. Düşük kadın istihdamı konusu belirtildi. Kamu yatırımında şeffaflık konusunda endişelerini dile getiriyor. Kobilerin finans destekleri konusunda hızı yetersiz buluyor. Mecliste bütçe görüşülüyor. Bütçe açığının 2,7 trilyon olduğu, faiz giderlerinin de 2,7 trilyon olduğu, dolaylı vergilerin de 8,5 trilyon olduğu var. Enflasyon için yüzde 16 öngörü var. 2025’de birkaç kere revize edildiği için, bunun sadece bir temelliden olduğu, enflasyon verilerinin çok sahici olmadığını gösteriyor.</p>



<p>1 Kasım günü gerçekleşen Irak Cumhuriyeti Parlamento seçim sonuçlarının Irak halkı ve bölgemiz için hayırlı olmasını temenni ediyoruz. Irak Türkmen Cephesi’nin Kerkük’te iki milletvekili çıkarmış olmasını, Irak Türkmenlerinin temsil edilmesi açısından olumlu buluyoruz. Seçimlere katılım oranı yüzde 56 olarak açıklanmıştır. Ancak Türkmen seçmenin katılım oranının düşüklüğü dikkat çekmektedir. Özellikle Kerkük’teki usulsüzlük iddiaları, Türkmen seçmene yönelik saldırılar ve engellemeler, katılımın düşük olmasına sebep olmuş ve çıkarılabilecek milletvekili sayısını dramatik şekilde etkilemiştir. Bu konuda, bölgedeki soydaşlarımızın hamisi olan devletimizin daha hassas bir yaklaşım sergilemesinin gerekliliğine inanıyoruz.</p>



<h3 class="wp-block-heading"><strong>Üzerimize düşeni yapmaya hazırız!</strong></h3>



<p>Gazze Planı’nın bir sonraki adımı olan Gazze’de Barış Kurulu’nun kurulması ve Uluslararası İstikrar Gücü’nün görev yapmasını öngören taslak, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyinde onaylanmıştır. Planın ilk aşamasında dahi ateşkesi defalarca ihlal eden, insani yardımlara çok kısıtlı şekilde izin vererek anlaşmayı çiğneyen İsrail’in, Barış Kurulu’nun bu aşamada sağlıklı ve tarafsız görev yapmasını engelleyeceği konusunda yaygın şüphelerimiz bulunmaktadır. Gazze’nin yönetiminin, Gazze halkının veya Filistin Devletinin iradesinden bağımsız şekilde karar alabilecek bir kurula devredilmesi, Filistin halkının lehine olmayacağı apaçık ortadadır. ‘Türkiye olarak üzerimize düşeni yapmaya hazırız’ duruşunun bir adım ötesine geçerek, Gazze ve Filistin halkının haklarını korumak adına daha cüretkâr adımlar atılması milletimizin arzusudur.</p>



<h3 class="wp-block-heading"><strong>Trump ve Şara görüşmesi</strong></h3>



<p>Suriye lideri Şara’nın ABD ziyareti ve Trump ile görüşmesi sonrasında, ABD’nin Türkiye Büyükelçisi ve Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack ‘Şam bundan sonra IŞİD, Devrim Muhafızları, Hamas, Hizbullah ve diğer terör örgütlerinin kalıntılarıyla mücadele ve bunların tasfiyesinde bize aktif olarak yardımcı olacak’ şeklinde bir açıklama yapmıştır. Bu açıklama bir temenniden öte, ABD’nin bölgedeki planının ve Suriye devletine çizilmek istenen rolün ne olduğunu yansıtmaktadır. Yine aynı açıklamada Türkiye, ABD ve Suriye Dışişleri Bakanlarının yaptığı üçlü görüşmede İsrail-Türkiye-Suriye ilişkilerinin yeniden tanımlanması konusunun görüşüldüğü belirtilmiştir. Tom Barrack’ın bu açıklamasından bir hafta önce yapmış olduğu ‘Türkiye ve İsrail savaşmayacak, iki ülke arasında ticaret anlaşması olacak’ yönündeki açıklaması son gelişmelerle beraber değerlendirildiğinde; Suriye’nin Hamas konusunda ikna edilmesi ve Türkiye ile İsrail’in yeniden ticari ve siyasi olarak ilişki kurmaya yönlendirilmesi sonucu, Filistin konusundaki hassasiyetin geri plana atılacağı anlaşılmaktadır. Anahtar Parti olarak siyasal iktidardan bu gelişmelere yönelik açıklama beklemekteyiz.</p>



<h3 class="wp-block-heading"><strong>Uçağın neden düştüğü kamuoyu ile paylaşılmalı</strong></h3>



<p>Kargo uçağımızla ilgili sosyal medyada birçok iddia var. Takdir edersiniz konunun hassasiyeti açısından Anahtar Parti olarak bu iddia ve isnatlarla ilgili herhangi bir yorum yapmayı uygun bulmam. Açıkçası bu konuda dezenformasyon yapılmasının da doğru olmadığını düşünenlerdeniz. Yetkililerin uçağımızın neden düştüğü ile ilgili gerekli incelemelerin hızlıca yapılmasını ve kamuoyu ile şeffaf bir şekilde paylaşılması konusunda beklentimizin olduğunu ve bu süreçle ilgili herhangi bir şu anda yorumun doğru olmadığını söyleyebilirim.</p>



<p>Cumhur İttifakı’nın yaklaşık bir yıldır kendi tanımlamasıyla Terörsüz Türkiye süreci işletiliyor. Biz bu sürecin muhataplığını da işleyişini de ve referans olarak gösterilen çözümü de olumlu görmüyoruz. Bu konuyu domine eden, sürecin kontrolü elinde olan Adalet ve Kalkınma Partisi hükümetinin kendisidir. Adalet ve Kalkınma Partisi tek başına bir hükümettir. Bir koalisyon hükümeti değildir. Dolayısıyla bizim muhatabımız direkt Adalet ve Kalkınma Partisi ile hükümetidir. Hükümete destek veren, hükümeti dışarıdan destekleyen, hükümete yandaş olan diğer siyasi kadroların bu süreçle ilgili açıklamalarına cevap vermeyi çok uygun görmüyoruz. Dolayısıyla hükümetin sessizliğini, süreçle ilgili öngörülerini vakit geçirmeden kamuoyuyla paylaşmasını arzu ederiz. İlerleyen süreç içerisinde hükümetin icraatları sonunda gelişecek olaylara Anahtar Parti yorum yapacaktır, görüşünü söyleyecektir. Ancak hükümetin dışında konuyla alakalı, konuyu domine ettiği iddiasıyla söylem, eylem teklifinde bulunan hiçbir siyasi görüşe karşı Anahtar Parti bundan böyle herhangi bir değerlendirme yapmayacaktır!</p>



<h3 class="wp-block-heading"><strong>Çözüm süreci bağlamında bir karşıtlığımız yok</strong></h3>



<p>Doğu ve Güneydoğu Anadolu’daki yurttaşlarımızın yüzde 90’ının siyasi tercihleriyle ilgili bir değerlendirmemiz oldu. Anahtar Parti’nin kuruluş koordinatları şöyle: Biz Doğu ve Güneydoğu’daki vatandaşlarımızın PKK terör örgütüne yandaş olduğunu hiçbir zaman kabul etmedik, etmiyoruz. Bizim karşıtlığımız; terör ögütü PKK’nın kendini lağvetmesiyle ilgili süreçte izlenen yol, muhataplıklar ve ülkemizin muhtemel bu manada bekâsı ile ilgili özellikle terör örgütü tarafından teklif ve telkin edilen şeylere olan mesafemizdi… Biz Kürt vatandaşlarımızı PKK’ya hiç değdirmedik ki! Yani Kürt deyince PKK, PKK deyince Kürt anlayışına şiddetle karşı çıkan bir kadroyuz. Bunu terör örgütü daha çok bu düzlemde sunmaya gayret edip taraftar bulmaya çalıştı. Dolayısıyla; Doğu ve Güneydoğu Anadolu’daki vatandaşlarımızın bir kanlı terör örgütü eliyle temsillerini veya onlar üzerinden hak taleplerini zaten doğru bulmuyoruz. Bu manada bizim bölge insanına karşı bu çözüm süreci bağlamında bir karşıtlığımız yok. Fakat şu anda yürütülen şey tamamen Kürt vatandaşlarımızın bir terör örgütü eliyle hak taleplerinin olduğunu sandırmak ve terör örgütünü Kürt vatandaşlarımızın temsilcisi pozisyonunu tescillemeye çalışmak. Onun için biz bunlara şiddetle karşıyız. Kürt vatandaşımızla Türkmen vatandaşımız arasında herhangi bir farkın olmadığını en bariz şekilde, en net şekilde dile getiren Anahtar Parti kadrolarıdır, Sayın Genel Başkanımızdır.</p>



<p class="has-medium-font-size">Terörle ve terörü kendine koordinat olarak belirlemiş İsrail’in Türkiye’deki vatandaşlarının İsrail’de bu katliama katılmalarının tescili konusunda hükümete bizim çağrımız olmuştu. Kesinlikle Türkiye – İsrail vatandaşı olup, çifte vatandaş olan, Türkiye vatandaşlığı da bulunan veya İsrail vatandaşı olup Türkiye’de ikametgâh eden fakat orada bu katliamlara bir şekilde katılmış olan insanların kesinlikle yurt dışındanmış gibi değil, Türkiye’denmiş gibi değil gereğinin bir katile yapılacak gereğine ise aynısının yapılması gerektiğine Anahtar Parti olarak inanırız.”</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
